Aramayan Bulamaz
×
Genel kategorisine ait içerikleri görüntülemektesiniz.
Bugün Tarihlerden 10.11.12

Bugün tarihlerden 10.11.12

Google abuk subuk şeyleri gösterirken gösterişli logolar koyarken Atatürk'ün ölüm yıl
dönümünde ufak bir gül resmi koymasını iyi karşılamıyorum, nefretle kınıyorum.

Ayrıca 17 şehit vermemizin aynı güne denk gelmesi kötü bir tesadüf. O kadar askerin bir  anda şehit edilmesinin ardında bir şeyler olabileceği düşüncesindeyim.

Şehit Uzman Çavuş Dinçer Ersoy, sosyal paylaşım sitesinde paylaştığı askeri üniformalı bir fotoğrafının altına ise şu şiiri yazdı:

"İzin ver yanında kalayım,
Kıvrılsın saçların yüreğime,
Sana tutuşsun her zerrem,
Bakışlarını kat ömrüme,
Tutalım ziyan edilmiş ömrün kalanını,
Kaç nefes kaldı ki ölüme?"

 

Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet ve ailelerine baş sağlığı diliyorum.

Crysis 2 Full Save Game (İnsan Ötesi Savaşçı)

Ben pek oyun oynayan biri değilim fakat bu Crysis2 iyi sardı, bir de yapımcısının Türk olması daha da fazla oynamama sebep oldu 
Geçenlerde internette araştırdım bu oyunun save gamelerini baktım hepsi acemi seviyesinde bitirilmiş, ben daha zor seviyede bir save game aradım internette yok, bende en zor seviyede bitirdim ve indirmek isteyenlerin hizmetine sunuyorum 
Zorluk Derecesi : İnsan Ötesi Savaşçıindirin 

Filizlenmeyen Tohum

Bir zamanlar giderek yaşlanan ve arkasında bir veliaht bırakması gerektiğini anlayan Çinli bir hükümdar vardı. Vezirlerinden veya çocuklarından birisini veliaht seçmek yerine, farklı birşey yapmaya karar verdi bu hükümdar.

Ülkesindeki bütün gençleri huzuruna çağırdı ve onlara şöyle seslendi:

"Artık tahttan çekilmemin ve yerime yeni bir hükümdar seçmemin vakti geldi. Hükümdar olarak içinizden birisini seçeceğim." Gençler bu sözleri şaşkınlıkla dinliyorlardı. Hükümdar devam etti:

"Bugün herbirinize bir tohum vereceğim. Tek bir tohum. Ama bu çok özel bir tohum. Hepinizin evlerinize dönüp o tohumu ekmenizi, sulamanızı ve bir yıl sonra tohumdan çıkan bitkiyle geri gelmenizi istiyorum. O zaman bana getireceğiniz bitkiler hakkında hüküm verip benden sonra tahta geçecek hükümdarı seçeceğim."

Saraya çağrılanların arasında Ling isminde bir genç vardı, ve herkes gibi ona da bir tohum verildi. Ling, eve dönüp başından geçenleri heyecanla annesine anlattı. Annesi ona bir saksı ve biraz da toprak verdi. Ling, tohumu itinayla ekti, onu güneş ışığı görebileceği bir pencere kenarına koydu. Her gün saksıya su vererek bitkinin tohumun açıp açmadığını kontrol etti.

Üç hafta kadar sonra, Ling' in mahallesindeki gençlerden bazıları tohumlarının nasıl açtığını, bitkilerin nasıl büyümeye başladığını anlatmaya başladı. Ling bu sözleri duyduktan sonra her defasında eve gidip kendi tohumunu kontrol ediyordu. Gelgelelim, saksının içinde büyüyen hiçbir şey görünmüyordu. Haftalar birbirini kovaladı, ama değişen hiçbir şey olmadı.

Bu arada, Ling' in arkadaşları ballandıra ballandıra saksılarındaki çiçeklerden bahsediyordu hep. Ling' in ağzını ise bıçak açmıyordu, çünkü hakkında konuşacağı bir çiçeği yoktu. Elinde toprak dolu bir saksı vardı o kadar. Ve artık başarısız olduğuna inanmaya başlamıştı.

Aradan altı ay geçti. Ling' in saksısında çiçekten eser yoktu hâlâ. Tohumunu çürüttüğüne kanaat getirmişti Ling. Başka