Aramayan Bulamaz
×
Hayat arama sorgusuna ait içerikleri görüntülemektesiniz.
Güvenlik ve Hayatta Kalma üzerine Kişisel Blog - Sokaklarda "Ayık" Olmak

Tekinsiz durumlarda / bilmediğiniz sokaklarda “ayık olmak”İster tekinsiz bir mahalleden geçiyor olun, ister kendinizi kontrolden çıkan bir gösteri yürüyüşünün içerisinde bulun... Bazı önemli kuralları ilke edinmek, hayatınızı kurtarabilir. Burada yazılanları, yalnızca okuyarak “gerekirse uygularım” demek yerine, imkan buldukça deneyerek tatbik etmenizi öneriyorum. Bu basit kuralların, içerisinde bulunduğunuz duruma ilişkin farkındalığınızı arttırarak, kurtarıcınız olabileceğini unutmayın.  

1. Her zaman, nerede olduğunuzu bilin Kaybolmuş veya kafası karışmış insanlar ya da turistler, her zaman açık hedef olarak algılanır. Yürürken her zaman hangi sokakta olduğunuzu, ilgili sokağa nereden girileceğini ve ilgili sokağın neresinden çıkılacağını bilmelisiniz. En azından, bildiğiniz güvenli bir lokasyonun hangi yönde kaldığını her zaman bilmenlisiniz. Özellikle bilmediğiniz bir yere, aracınız ile gidecekseniz asla deponuzdaki yakıt seviyesinin azalmasına izin vermeyin. Yakıtın olabildiğince dolu olmasına dikkat edin. Yarım depo seviyesinin altına düşmemeye çalışın. Eğer ilgili bölgede çeşitli toplu taşıma alternatifleri var ise, hepsini öğrenmeye gayret edin. Acil bir durumda, toplu taşıma önemli bir kaçış alternatifi sağlayacaktır. Diğer bir yandan, genel olarak bulunduğunuz bölgedeki istasyon, iskele veya durakların hangi saatlere kadar çalıştığını/yoğun olduğunu bilin. Gündüzleri gidilecek en güvenli yerler olan bu noktalar, özellikle güvenlik personelinin olmadığı gece saatlerinde son derece tehlikeli olabilir.

2. İnsanların arasına karışın Eğer genel bir sivil düzensizlik hali hakim ise, veya bulunduğunuz ülkeye tamamen yabancı iseniz, sizi içerisinde bulunacağınız topluluktan kolaylıkla seçilebilir hale getirecek kıyafetlerden uzak durun. Genellikle düz ve canlı olmayan renklerin hakim olduğu gösterişsiz kıyafetler işe yarayacaktır. &l

Kişisel Güvenlik (İnternette Yapılan Hatalar)

Merhaba arkadaşlar,

Bu dökümanda sizlere kişisel güvenlik hakkında birazdaha bilgilendirmeyi ve internette sörf yaparken yapılan hatalara dikkat çekmek istiyorum.

1. Sosyal medyada doğum gününüzü tam olarak paylaşmayın.

Facebook , twitter vb gibi internet sitelerinde doğum gününüzü gün - ay - yıl olarak paylaşmayın.
Çünkü ; İnternet üzerinde kimlik hırsızlığı yapanların bu bilgiye kolayca ulaşmasına zemin hazırlarsanız, hesaplarınızı ele geçirme süreçlerini de bir hayli kolaylaştırmış olursunuz.

2. Çevrimiçi anket formlarına gereğinden fazla dadanmayın.
İnternette sörf yaparken karşınıza çıkan anketleri doldurmayın.
Verdiğiniz küçük ipuçlarının birleşimiyle ortaya çıkan sonuçları bilseniz siz bile şaşarsınız.

Örnek vermek gerekirse ;

Nasıl bir tipsiniz? Eğlenceli mi yoksa romantik mi? Hangi hayvana benzersiniz? Sizden hangi erkek/kız tipi daha çok hoşlanır? Bu tarz soruların cevabını bilmeyi ne kadar isteseniz de, verdiğiniz her cevap sizin hakkınızda daha fazla şey öğrenmek isteyenler için bulunmaz bir fırsattır. 

3. Cep telefonunuzun ana ekranına mutlaka şifre koyun.

Özellikle son yılların modası olan akıllı telefonlar, size ve hesaplarınıza dair birçok bilgi barındırır. Olası bir cihaz kaybında bunları üçüncü şahısların eline bu kadar çabuk teslim etmeyi emin olun istemezsiniz. Hele de telefonunuzda mobil cüzdan gibi uygulamalar tanımlıysa başınıza neler geleceğini tahmin bile edemezsiniz.

4. Seyahat planlarınızı sosyal medyada açık etmeyin.

Hele ki malınızın mülkünüzün peşinde olan birileri ev adresinizi biliyorsa, onları sizin bir süre evde olmayacağınızı bilmekten daha çok mutlu edecek bir şey olamaz.

5. Otomatik konum bildirimi servislerini kapatmayı unutmayın.

Bazı akıllı telefonlar, siz aksini söylemediğ

Tarihteki En Ünlü Hacker Manifestosu - The Mentor

Tarihteki en ünlü hacker manifestosu The Mentor tarafından yazılmış ve 8 Ocak 1986 yılında ABD'de yayınlanmıştır.Manifestonun yayınlanmış olduğu tarihe saatler kaldı ve bence tarihte bugün önemli bir gündü.
Hacker Manifestosu
Bugün bir diğeri daha yakalandı, boydan boya tüm gazetelerdeydi. "Bilgisayar suçundan genç biri tutuklandı", "Banka tahrifatından sonra hacker yakalandı"... Lanet olası çocuklar. 
 Hepsi birbirinin aynı.
 Fakat 1950' lerin teknobeyni ve üç parçalı psikolojik yapınızla hiçbir hacker' ın gözlerinin arkasında neler olduğunu anlamaya çalıştınız mı? Onu bu kadar sert yapan neydi diye merakettiniz mi? Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü? Ben bir Hacker-ım, dünyama girin... Benim dünyam okul hayatımla başlar... Diğer çocuklardan fazla zekiydim, bize öğrettikleri bu saçmalık beni sıkıyordu... Lanet olası beceriksizler.
 Hepsi birbirinin aynı.
 Ortaokul veya lisedeydim. Hocaların onbeşinci kez bir kesiri nasıl indirgeyeceklerini dinlemiştim. Ben anlamıştım. "Hayır hocam, size ödevimi gösteremem, ben onu kafamdan yaptım..." Lanet olası velet. Muhtemelen kopya çekmiştir.
 Hepsi birbirinin aynı.
 O gün bir şey keşfetmiştim. Bir bilgisayar buldum. Bir saniye, bu muhteşem. Tam istediğim gibi bir şey. Ne yapmasını istersem onu yapıyor. Eğer hata yaparsa, onu ben beceremediğimdendir. Beni sevmediğinden değil... Veya benden korktuğundan değil... Veya benim çok akıllı bir fırlama olduğumu düşündüğünden değil.. Ya da öğretmeyi sevmediğinden ve burda olmaması gerektiğinden değil... Lanet olası velet. Bütün yaptığı oyun oynamak.
 Hepsi birbirinin aynı.
 Ve birden bir şeyler oldu... Başka bir dünyaya bir kapı açıldı... Telefon hattında bir bağımlının damarlarındaki eroin gibi gezinmek, bir elektronik nabız dışarıya gönderildi, günden güne artan yeteneksizliklere karşı, bir sığınak aranıldı... Bir sığınak bulundu. "İşte bu... Burasu benim

Hayat Bu İşte

Ben seni unuturum aslında ama,

Radyoda birden o şarkı çalar kötü olurum ,

Sonra gider televizyonu açarım

O en sevdiğimiz dizi başlamış olur,

Tam bunlar üst üste gelirken;

Balkona çıkarım, sigaramı yakarken,

Yolda el el tutuşan bir çift görürüm.

Ve benim seni öpemediğim gibi öper o, seni...


Mehmet Şenocak

Doğu Türkistan'ı Unutma - Çin İşgalindeki Ata Yurduna Sahip Çık

Doğu Türkistan

Ulu Türkistan`ın doğuda kalan ve yüz ölçümü Türkiye`nin iki katı kadar olan bir Türk ili. Dili, dini İslam, tarihimizin en eski izlerini içinde bulunduran, 2000li yıllarda hâlâ esir bir Türk coğrafyası, esarete karşı defalarca  baş kaldıran ancak çok kanlı bir şekilde her defasında Kızıl Çin tarafından bastırılan hürriyet aşığı karındaşlarımız. Kürşad ihtilalinden sonra 1800 yıl geçmiş büyük Türk devletlerinin kurulduğu kutlu coğrafya.

Neresinden baksak tarih, kültür ve medeniyetlere beşik olmuş çoğunluğu Uygur Türk`ü yani uygarlıklarından dolayıaldıkları şerefli, şanlı, kutu Türk soyunun beldesi.
Kaşgardan dilimize dil katan, nice ilim ve alimlerle verilen büyük hizmetlerin o kutlu beldesinin sesi ve asimileden ok yok etme siyasetinin hunhar baskısının kıskacında inileyen soydaşlarımızın avazını duymamak ne acı bir gerçek. Tarih, kültür, sosyal yapısı ile hayata tutunmaya çalışan ve 50 milyon civarındaki bu Türk ili aynı zamanda yer altı zenginlikleri ile büyük potansiyele sahiptir.

Çinliler dahi buraya yeni feth edilen ülke demelerine rağmen, bir zaman otonom Uygur özerk bölgesi olarakta tanınan Doğu Türkistan işgalin, soykırımın ve Çin zulmünün adeta tatbik alanı olmuştur.

Sesleri cılız, zulümmleri derin, kaderleri aşikar bir ulusun Çin ellerinden çektikleri bu acımasız baskı ve zulme dur diyebilecek ne bir devlet ne de birleşmiş milletler ve dünya kuruluşları bulunmaktadır. Türkiye`nin 1950 sonrası siyaseti ise tamamen bir nemelazımcılık üzerinden yosun bağlayarak devam etmektedir.
Onların sesini dünya platformlarına taşımak insani, dini, vicdani bir sorumluluk olarak her kuruluş ve bağımsız tüm devletlerin üzerine düşmektedir.
Doğu Türkistan`ı anlamak, orayı tanımakla mümkündür. O halde Doğu Türkistan için çıkan yayınları en azından okumak, Türkiye`deki Doğu Türkistanlılarla irtibat kurmak, buranın sesi için lobiler oluşturmak acilen gerekl