Aramayan Bulamaz
×
Kavramı arama sorgusuna ait içerikleri görüntülemektesiniz.
MongoDB ve NoSQL Kavramı Nedir?

MongoDB bir NoSQL veritabanıdır. NoSQL "not only sql" olarak da açılabilir, yani SQL değil anlamındadır. Çünkü çalıştırılan sorgular bir MySQL ya da MsSQL sistemlerinde alışmış olduğunuz sorgular değiller.

NoSQL Sistemlerinin Avantajları Nelerdir?

Okuma ve yazma konusunda diğerlerine göre daha performanslı olabilirler.

Yatay olarak genişletilebilirler. Yani binlerce sunucu küme oluşturarak çalıştırılabilir ve daha büyük veriler üzerinde daha rahat işlem yapılabilir.

Farklı bir çok özellikleri olması sebebiyle programlama alanında kolaylıklar sağlar.

Maliyet olarak diğer veritabanı sistemlerine göre daha avantajlıdır.


NoSQL Sistemlerin Dezavantajları Nelerdir?

SQL bir veritabanı kullanan uygulamanın NoSQL sisteme taşınması ilk aşamada zor olacaktır. Özellikle join kullanan sorgularda düzenleme yapılması gerekecektir.

NoSQL veritabanı sitemleri veri güvenliği konusunda SQL veritabanlarındaki gibi gelişmiş bir yapıya sahip değiller.


MongoDB'de yukarıdaki dezavantajlarda bahsettiğim gibi güvenlik konusunda ilk kurulumda yetersiz kalmakta. Varsayılan olarak kullanıcı adı ve şifre bulunmamakta. Doğrudan sunucu adresini yazarak veritabanına bağlantı sağlanabilmekte. Bu sebeple veritabanı erişimini sunucu dışına kapatmak gerek ve MongoDB konfigurasyonlarını düzenleyerek kullanıcı yetkilendirmesini açmanız gerek. Kurulum ve konfigurasyonları sonraki konumda açıklayacağım.


MongoDB

10gen firması tarafından 2007 yılında başlanan ve 2009 yılında AGPL lisansıyla açık kaynak projesine dönüştürülen bir veritabanı sistemidir. Belge yönelimli veritabanı olarak tanıtılmaktadır. (Document oriented). MongoDB üzerinde oluşturulan her kayıt bir dökümandır. Bu dökümanlar json formatında saklanır.

MongoDB ve alışılagelmiş S

Algoritma Kavramı ve Programlama Mantığı

Matematik ve bilgisayar biliminde kullanılan sonlu işlemler kümesidir. Kısacası yapılacak iş için çizilen yoldur. Tüm programlama dillerinin temeli algoritmaya dayanır.

Algoritma sözcüğü, Özbekistan'ın Harezm, bugünkü Türkmenistan'ın Khiva kentinde doğmuş olan Ebu Abdullah Muhammed İbn Musa el Harezmi adındaki İran'lı alimden kaynaklanır. Bu alim 9. yüzyılda cebir alanındaki algoritmik çalışmalarını kitaba dökerek matematiğe çok büyük bir katkı sağlamıştır. "Hisab el-cebir ve el-mukabala" kitabı dünyanın ilk cebir kitabı ve aynı zamanda ilk algoritma koleksiyonunu oluşturur. Latince çevirisi Avrupa'da çok ilgi görür. Alimin ismini telaffuz edemeyen Avrupalılar "algorizm" sözcüğünü "Arap sayıları kullanarak aritmetik problemler çözme kuralları" manasında kullanırlar. Bu sözcük daha sonra "algoritma"ya dönüşür ve genel kapsamda kullanılır.

Temel bir örnekle açıklayayım algoritmayı;
Yumurta yapma ile ilgili bir algoritma
Başla Tavayı ocağa koy Tavaya yağ koy Ocağı aç Yumurtayı kır Yumurtanın pişmesini bekle Yumurta pişmişse ocağı söndür, pişmemişse 6. adıma geri dön Bitir Algoritmanın başlangıç ve bitişi vardır. Bu örnek bilgisayarla alakalı değil fakat algoritma mantığı budur. Yapılacak işi en ufak ayrıntılarına kadar düşünmektir


Algoritma Hazırlarken İzlenmesi Gereken Adımlar
Algoritma hazırlarken doğruluğu kesin olmayan, tahmin ve ön yargılardan kaçının.
Karşılaştığınız sorunun çözümüne ulaşmak için en ufak ayrıntılarına kadar ayırın o sorunu.
Anlaşılması en kolaydan başlayıp karmaşığa doğru gidin.

Algoritmanın daha kolay anlaşılması için akış diyagramlarından yararlanılır.



Basit bir örnek vermek gerekirse







Kısacası bir program yazacakken o programın her ayrıntısını yazmaya başlamadan önce düşünüp bir algoritma çıkarılması gereklidir.
Bu bize yaptığımız işi daha planlı ve düzenli bir ş

C# Nedir?

C# nedir ?

Bildiğiniz gibi bilgisayarlarımızı rahat kullanabilmek için kullandığımız programlar vardır ve bu programaları yapabilmek için programlama dillerine ihtiyaç duyulur. Bu dillerden en popülerleri Basic, C, C++, Pascal, Java ve Assembler 'dır. Makina dili ise donanımı kontrol etmek için donanımı üreten firma tarafından tanımlanan komutlar kümesidir. Bazı programlama dilleri derleyicilere ihtiyaç duymasına karşın bazıları ise yorumlayıcılara ihtiyaç duyarlar, mesela bir C++ programını çalıştırabilmek için C++ derleyicisine ihtiyacımız varken, Perl ile yazılmış bir CGI scripti için komut yorumlayıcısına ihtiyacımız vardır. Derleyiciler programı çalıştırmadan önce kodları makina komutlarına çevirirler fakat yorumlayıcılar bir grup kodu satır satır ya da bloklar halinde yorumlayarak çalıştırırlar.

Aslında derleyiciler de, komut yorumlayıcıları da birer bilgisayar programından başka birşey değildirler. Yani C ve C++ dilleri bir giriş bekleyen ve çıkış veren birer bilgisayar programları gibi düşünülebilir. Giriş olarak kaynak kodu veren bu programlar çıkış olarak ise makina kodu üretirler.

C ve C++ Dillerine Kısa Bir Bakış

C dili en popüler yapısal programlama dilidir. C dili Dennis Ritchie tarafından, Martin Richards ve Ken Thompson tarafından geliştirilen BCBL ve B dillerinin temelleri üzerine kuruldu.

C dili "The C Programming Language by Brian Kernighan and Dennis Ritchie" kitabıyla büyümüştür. C dili için, 1983 yılının büyük önemi vardır. Çünkü 1983 yılında ANSI standartlar komitesi C standartları için toplanmıştır. Bu standartlaşma süreci tam 6 yıl sürmüştür.Ve tabi ki şu anki standartların oluşumuna katkıda bulunan ANSI 99 standartları da diğer önemli bir gelişmedir.

C programcılar tarafından herhangi bir tür program geliştirmek için yazılmış genel amaçlı bir dildir. C ile bir düşük seviyeli sistem için program yazabileceğimiz gibi, yükse

Siber Güvenlik Konferansı 2011

## Siber Güvenlik Konferansı '11 ##


http://www.siberguvenlik.org


Ankara, Türkiye


22 Aralık 2011


BGA & ODTÜ


2011 yılında dünyaya damgası vuran ve siber tehditlere karşı önemini daha çok hissettiren siber güvenlik, siber casus yetiştirme politikaları, siber savaşlar ve bu alana yönelik olarak ülkelerin bütçelerinden ayırdıkları hatırı sayılır oranlara ulaşan rakamlar, siber güvenlik kavramını bireysel, kurumsal ve ülke güvenliği açısından kritik öneme kavuşturmuştur.


BGA(Bilgi Güvenliği AKADEMİSİ) ve ODTÜ(Orta Doğu Teknik Üniversitesi) işbirliğiyle düzenlenecek olan Siber Güvenlik Konferansı Ankara bu eksendeki soru ve sorunlara çözüm ve çözüm önerileri sunmayı hedeflemektedir.


#Yer & Tarih


Siber Güvenlik Konferansı, 22 Aralık 2011 tarihinde ODTÜ Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilecektir.


(http://www.siberguvenlik.org/kayit/ulasim/)


Konferansın ana teması "Yeni Dünya Düzeninde Siber Güvenliğin Önemi" olarak belirlenmiştir.


#Katılım


Konferans, kayıt olan herkese açık ve ücretsizdir.


Kayıt için: http://www.siberguvenlik.org/kayit.html


Kayıt konusunda problem yaşayanların [email protected]'a mail atmaları durumunda kayıt işlemleri tamamlanacaktır.


#Kimlere Hitap Eder?


Siber Güvenlik Konferansı, özelde bilgi güvenliği yöneticileri, ağ ve sistemi güvenliği departmanı çalışanları, güvenlik ürünü satış ve pazarlamacıları, ethical hacking konusu meraklıları, adli bilişim analizi konusu meraklıları, yazılım uzmanları, siber güvenlik uzmanlarına yönelik olmakla birlikte bilgi güvenliği ve alt dallarına meraklı herkesin ilgiyle izleyeceği bir etkinliktir.


#Konferans Programı


Güncel konferans programı http://www.siberguvenlik.org/program/ adresinden erişilebilir.


#Konf

Yapay Zeka Nedir?

Yapay zekâ (YZ veya İng. Artificial Intelligence'den AI), insanın düşünme yöntemlerini analiz ederek bunların benzeri yapay yönergeleri geliştirmeye çalışmaktır.

Bir bakış açısına göre, programlanmış bir bilgisayarın düşünme girişimi gibi görünse de bu tanımlar günümüzde hızla değişmekte, öğrenebilen ve gelecekte insan zekâsından bağımsız gelişebilecek bir yapay zekâ kavramına doğru yeni yönelimler oluşmaktadır.Bu yönelim, insanın evreni ve doğayı anlama çabasında kendisine yardımcı olabilecek belki de kendisinden daha zeki, insan ötesi varlıklar meydana getirme düşünün bir ürünüdür.Bu düş, 1920 li yıllarda yazılan ve sonraları Isaac Asimov'u etkileyen modern bilim kurgu edebiyatının öncü yazarlarından Karel ?apek'in eserlerinde dışa vurmuştur. Karel ?apek, R.U.R adlı tiyatro oyununda yapay zekâya sahip robotlar ile insanlığın ortak toplumsal sorunlarını ele alarak 1920 yılında yapay zekânın insan aklından bağımsız gelişebileceğini öngörmüştü.

Tanım

İdealize edilmiş bir yaklaşıma göre yapay zekâ, insan zekâsına özgü olan, algılama, öğrenme, çoğul kavramları bağlama, düşünme, fikir yürütme, sorun çözme, iletişim kurma, çıkarımsama yapma ve karar verme gibi yüksek bilişsel fonksiyonları veya otonom davranışları sergilemesi beklenen yapay bir işletim sistemidir.Bu sistem aynı zamanda düşüncelerinden tepkiler üretebilmeli (eyleyici Yapay Zekâ) ve bu tepkileri fiziksel olarak dışa vurabilmelidir.

Tarihçe

"Yapay zekâ" kavramının geçmişi modern bilgisayar bilimi kadar eskidir.Fikir babası, "Makineler düşünebilir mi ?" sorunsalını ortaya atarak Makine Zekâsını tartışmaya açan Alan Mathison Turing'dir.1943 te II. Dünya Savaşı sırasında Kripto Analizi gereksinimleri ile üretilen elektromekanik cihazlar sayesinde bilgisayar bilimi ve yapay zekâ kavramları doğmuştur.

Alan Turing, Nazi'lerin Enigma makinesinin şifre algoritmasını çözmeye çalışan matematikçilerin en ünlenmiş olanlarından biriydi. İngil